Şimdi değilse ne zaman?

Hürriyet Bursa Gazetesi Spor Yazarı Gürkan Dural'ın bugün yayınlanan köşe yazısıdır.

Bursaspor için değişim kaçınılmaz hale geldi… Kulübün bu noktaya gelmesinde, ‘öze dönüş’ sürecinde etkili olan pek çok faktör belki de anka kuşu misali küllerinden yeniden doğmasını sağlayabilir.

Gündem genel kurul üzerine; fakat zorunluluktan doğan fırsatlara, alınan risklerin dönüşlerine de değinmekte fayda var.
Öncelikle son haftasına girdiğimiz ligin sezonu bizlere gösterdi ki; bu ligde hücum hattını yetenekli isimlerden ve ‘bitiriciliği’ ile ön planda isimlerden kuran ekipler, rekabette öne geçiyor; bkz. Altay, Adana Demirspor.
Zira pek çok ekip, oyun kurgusunda belli bir istikrarı sağlayamazken yaşanan kaos ortamında savunmalar daha fazla hataya müsait olabiliyor, ‘ceza kesiciler’ puanları topluyor.

Bunun için de elbette, yetenekli birkaç isme ve saha içi liderine ihtiyaç var.

LİDER OLMAYINCA TEMPO YÜKSEK TUTULUYOR

Bu kapsamda kısıtlı imkanlara sahip kulüpler ise daha çok dinamizmi ve temposu ile açığı kapamaya çalışıyor.
Daha mücadeleci, daha çok koşan ve oyunu hızlandıran ekipler, üst sıralar için iddiaya sahip oluyor; bkz. Altınordu.
Peki bu iki oyun etrafında Bursaspor hangi noktaya yakın kaldı?
Bursaspor, Batalla’nın ayrılığından beridir saha içi liderini arıyor.
Kariyeri dolgun, yeteneği de su götürmez çeşitli isimler bunun liderliğine soyundu fakat geldiğimiz noktada neredeyse hiçbiri bir başarı sağlayamadı.

ANLIK ÇÖZÜMLER ÜRETEN OYUN YAPISI OLDU

Saha içi liderlik, oyuncular arasında paylaşıldı fakat bu da oyun çeşitliliğini azaltırken, kompakt hücumlar yerine, daha bireysel beceriye dayalı, daha ‘anlık çözümler üreten’ bir oyun yapısına dönüştü.

Haliyle istikrarsızlığı da beraberinde getirdi.
Bazı isimlerin anlık parlamalarını, o vaktin oyun şartlarına bağlayabiliriz.

‘CEZALANDIRAN’ DEĞİL, ‘POTANSİYEL’ BİR TAKIM 

Düşünün ki yetenekli isimlerinizin sorumluluk alarak, tüm o bilgi birikimini yansıtamadığı süreçte; birbirini tanıma aşamasındaki genç oyuncuların ağırlıkta olduğu bir kadro ile mücadele veriyorsunuz.
Pamuk ipliğinde bir oyun.
Nitekim zaten; COVID-19 vakaları, oyuncu ayrılıkları derken bu bağ da maalesef birden bire koptu.
Sonraki süreçte anlık parlamalar devam etse de, o istikrar çizgisini sağlayabilecek yapının oluşabilmesi için hem çok dar bir süre vardı, hem de saha dışının da etkisiyle imkanlar el vermiyordu.
Dolayısıyla Bursaspor, ‘cezalandıran, yetenekli takım’ hüviyetinden ziyade ‘potansiyel’ içeren bir takım kimliğine büründü bu sezon.

TAKIMIN ENERJİSİ SONUNU GETİREMEDİ

İkinci noktaya gelecek olursak;
Oyun bütünlüğü konusundaki eksiklikler, dinamizm ile kapanmaya çalışıldı.
Bunda pek çok mücadelede de başarılı olundu zira, son anlarda gelen gollerle haneye yazdırılan puanlar Bursaspor’un, ligin son haftasına çok rahat bir şekilde girmesini sağladı.
Ötesi için ise takımın enerjisi yeterli olmadı.
Her ne kadar bu isimler oldukça genç oyuncular olsa da, tempo ve dinamizm, aynı zamanda oyun kurgusuna göre de değişkenlik gösteriyor.

TOPU RAKİBE TESLİM ETTİĞİNDE DAHA ETKİLİ OYNADI

Bursaspor, hızlı geçiş oyunlarını iyi oynadığı süreçte, topu daha fazla rakibe teslim ettiği bölümlerde etkili olurken, topu ayağına alıp çevirmeye başladığı süreçte ise dinamizmini çok etkili kullanamadı.
Oyuncuların da fiziksel güçlerinin, rakipleri kadar üst düzeyde olmaması da belli top kayıplarını, olgunlaşamayan hücum organizasyonlarını beraberinde getirdi.
Nasıl olsun ki?
Pek çok oyuncu, mali kriz nedeniyle bu sezon ilk kez A Takım’la antrenmana çıkma şansını buldu, bırakalım maçları…
Bu seviyede boy gösterebilmesi için belli seviyelerden, hem teknik hem de fiziksel bazda geçmesi gereken gençler, bir anda kendilerini bu arenanın içerisinde buldu.
Şans bulabilmek elbette güzeldir, fakat doğru oyun ve doğru zamanda bulamadığınız şanslar sizleri olumsuz da etkileyebilir.
Nitekim baktığımızda genç oyuncuların değişen grafiği de bunları net bir şekilde bizlere gösteriyor.

HER ŞEYDEN KATTI AMA HİÇBİR ŞEY TAM OLMADI

Netice itibari ile Bursaspor her şeyden biraz kattı ama hiçbir şey de tam olamadı.
Zaman zaman takıma eleştiri okları yükselse de, durumun bu arka planına da ışık tutmak gerekli olacaktır.
18 yaşındaki toy santrforun, 30 yaşındaki deneyimli stoper ile omuz omuza mücadelesini aynı kefeye koyamayız.
İşte bu durumlar ışığında Bursaspor, elinden gelen tüm mücadeleyi ortaya koymaya çabaladı.
Kimi zaman başarılı oldu, kimi zaman olamadı.
Fakat, yeni bir fırsat da yakaladı; geleceğin takımını inşa edebilmek.
Şimdi kimler kalır, kimler gidecek bilinmez ama oyuncular, kendilerine doğru şanslar tanındığında neler yapabileceklerini gösterdi.
O sebeple bu kulüp, yeniden kalkınacak ve eski günlerine geri dönecekse şu zamanlar büyük önem taşıyor.
Çünkü yeniden doğuşu da kendi özünde bulacak.
Şimdi değil de ne zaman?

13 Yorum Onay bekleyen yorum yok

  1. Hiç bir takım 11 genc ile başarı saglayamaz. Kesinlikle ve kesinlikle 4-5 tane tecrübeli oyuncu bu takıma takviye edilmeli ama hepsi nokta atışı olmalı. Yoksa anıl Karaer, Özer , Cüneyt, Aykut vs bu tara oyuncular alınacaksa hiç alınmasın. Bize en az shehu kalibresinde oyuncular lazım.

    65
    3
    1. @Ufuk1117 yorumuna yanıt olarak

      Çok haklısın arkadaşım. Genç oyuncularla başarı gelir mi?. Uzun vadede evet ama TFF 1. Lig uzun vadeli plan yapılacak bir lig değil. Amaç üst lige çıkmaksa her yolu deneyeceksin. Çok tecrübeli oyuncular katacaksın kadroya. Gençler elbette değerli ama bu gençler tecrübe kazanacak diye 3-4 yıl bu ligde sürünemeyiz kimse kusura bakmasın.

      2
      2
    2. @Ufuk1117 yorumuna yanıt olarak

      Ajax şampiyonlar ligi şampiyonluğu. Hemde finalde çok tecrübeli bir önceki yılın şampinonu Milanı devirerek. Yaşın yetmese de internette araştır azcık görürsün. Sonra o oyuncaların her biri efsane oldu. P.Kluvert, E.Davis, M.Overmaks, Debuer kardeşler, Vander Sar, C.Seedorf, Kanu say say bitmez hepsi gencecikti..

  2. Onur atasayar, burak altıparmak gibi isimler kalsın üstüne bunlar gibi hırslı ve istekli, futbolculuğunun son yıllarını yaşamak için gelmeyen oyuncu lazım, burak kapacak emirhan aydoğan falan gitmez inşallah

    38
    3
  3. Dakika skor yazan köşe yazılarından sonra,bu yazı iyi geldi. Güzel tespitler, analizler.Bence de yeniden doğmak için kendi özümüz şart..Eski günlere dönmek için kendi özümüz le devam etmeliyiz. Evet o zaman bu zaman ve de bundan sonra her zaman olmalı ki, bir anlamı olsun.

    24
    3
  4. hoca ve tecrübeli diye aldıklarımız hep oyun icinde eksi bıraktı takımı yazılanlar dogru.ben bursa da sporla ilgilenen basından eleştiri yerine bundan sonra ne yaparıza bakarsanız bursaya ve bursaspora katkı saglarsınız.ama yapmassınız cünkü bazı bursa basını bazı diyorum siteler haric bursaspor kaostan besleniyor yani kongrede her seyi bildikleri halde adaylar hakkında susup ve sustukları gibi biz kongre üyelerini kişi üzerine yönlendiriyolar.ben bazı kongre üyeleri yemiyor ama %85 yiyiyor. örnekmi ali ay 2. dönem erkan kamat daha yazarımda bos ver.yani baskan adaylarının neler yapacagını yapamıycanı yazsanız süper olur kalkmıssınız simdi eleştiri kolay bende yaparım.hoca bursaspora yeterlimi hayır neden yazmadınız kendi cocugumuz dediniz yahu endüstri bu futbol dünyası bosverin akrabayı evin oglunu..kim ne yapabilir o gelsin yazmadınız. reklam icin aday oldular egolorı icin aday oldular futboldan anlamıyanlar aday oldu. bu aday olanlara bastırarak kamu önunde sormadınız kac para koyacan diye öyle ya reklam yapıyosun kendini, egonu düzeltiyosun bunun bedeli olmalı yazmadınız yapmadınız.ondan sonra biz bursa basınıyız hadi ordan be

Bir yorum yazın

Lütfen bir isim/rumuz ve yorum yazın.

Kayıtlı bir kullanıcıyı yorumunuza etiketlemek(mention) için yorumunuzun içerisine örnek @bursasporluyuz şeklinde kullanıcı adını yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu