Sapına kadar Bursasporluyum!

‘En büyük hayalim Bursaspor’da oynamaktı, şükürler olsun gerçekleşti…’

‘Küçüklüğümden beri Bursasporluydum, kısmet bugüneymiş sonunda geldim…’

‘Bileklerimi kessem, kanım Yeşil Beyaz akar…’

Bunlar ve buna benzer söylemler transfer dönemlerinde imza törenlerinde tanık olduğumuz geyikler…

Formayı, armayı, Yeşil Beyaz flamaları öpenleri de gördük.

Uçağı Yunuseli ya da Yenişehir’e indikten sonra yere bastığında toprağa kapanıp ‘Şükürler olsun Allahım’ diye dua edenleri de…

İmza töreninde ‘En az 25 gol atarım’ sözü veren ancak sezon sonu ‘5’ de kalınca ‘yeterince beslenmedim’ diye takım arkadaşlarını suçlayanları da hatırlıyoruz…

Sonra ne mi oldu?

Birer birer gittiler, kimileri kulübün arka kapısından sıvıştı, kimileri gece yarısı kulüp personeli ile gece yarısı helâlaşıp çaktırmadan yırttı!

Haklı veya haksız çoğunluğu alacakları ödenmediği gerekçesiyle soluğu Futbol Federasyonu’nda, UEFA’da ya da CAS’ta aldı.

Önlerinde yığılan dosyaları görünce Özlüce’deki müdüriyet neyi neresinden tutacağını bilemedi…

Puanlar silindi, yaptırımlar geldi…

Peki; bütün suç sadece futbolcular da mı, yoksa iş bilmez başkanlar ile onların yönetici kurmayların da mı?

‘Sakal-bıyık’ hesabı neresinden tutarsan orası elinde kalır!

Çok önemli bir istihbarat teşkilatı, kadrolarına yeni ajanlar almak için seçmeler düzenler. Sınavlar, atışlar ve spor testlerini geçenler için artık tek engel kalmıştır: Mülâkat…

Amerikalı ajan odaya çağrılır ve şu soru sorulur:

– Karın mı, devletin mi?

Ajan hiç düşünmeden “Devletim” cevabını verir. Bunun üzerine eline bir silah tutuştururlar ve şu talimatı verirler: – Eşin yan odada… Git ve onu öldür!

Ajan silahı alır ve yan odaya geçer. Bir süre sonra da geri döner ve bunu yapamayacağını ifade eder. Sıra İngiliz ajana gelir. Aynı soruyu sorarlar ve aynı cevabı alırlar. Aynı şekilde silahı verirler ve yan odaya gönderirler. Fakat İngiliz ajan da eşini öldüremeyeceğini söyler.

Sıra bizim Temel’e gelir. – Karın mı devletin mi? – Devletim

Temel geçer yan odaya, az sonra bir el silah sesi duyulur. Ardından kırılan bir cam sesi…

Mülâkatı yapan ajanlar hızlıca odaya girdiklerinde Temel tek başına durmaktadır. Eşinin nerede olduğunu sorarlar ve Temel’den şu yanıtı alırlar:

– Verdiğimiz silah kuru-sıkı çıktı. Bu nedenle ben de eşimi camdan aşağı attım!

Bence transfer dönemlerinde Bursaspor buna benzer testler uygulamalı alacakları futbolculara…

– Para mı, başarı mı? – Gol atmak mı, asist yapmak mı?

– Hizmet mi, şöhret mi? – Takım mı birey mi? 

-Kulüp kasası mı, kendi kasası mı?

13 Yorum Onay bekleyen yorum yok

  1. Yazınız güzel ama o futbolcu kendisi gelmiyor takıma,Yönetici listedeki en ucuz ve istikrarsizini ve kendi cebine de fayda sağlayacak futbolcuyu getiriyor.Bakin Recep Bölükbaşı dan bu tarafa ne dediğimi anlayacaksınız.Borcu en az olan bir takım iken ve şampiyonluğa oynayacak bir kadro varken ve Şenol hocanın bana iki transfer yapın başka istemiyorum yeterli mevcut kadroyu koruyun demesine rağmen bütün takımı satıp kasanın para ile dolu olması gerekirken ucuz ve kalitesiz futbolcu transferi yapılıp klip borcunu iki katına çıkaran başka yönetici varmı?Bu hatalar hala devam ediyor.Sezon başı gereksiz 13 transfer ve devre arası yapılan transferler yazık değilmi bu kulübe?Okadar gereksiz dolduracağınız 6-7 tane tabela değiştirecek kalitede futbolcuya verilseydi okadar para daha iyi olmaz mıydı? Gençlerimiz ile harmanlamaz kaliteli bir takım şuan açık ara lider olmazmiydi?
    Saygılar.

    28
    1. @Selocan16 yorumuna yanıt olarak

      Oldu menejerler yöneticiler açmı kalsın ne kadar yüksek paralara çöp transfer ederlerse ceplerini o kadar çok doldurdu hırsızlar

    2. @Selocan16 yorumuna yanıt olarak

      buradan sakın bölükbaşını savunuyorum anlamı çıkmasın.
      o dönemi çok iyi biliyorum. o günlerde şenol güneş şunları söylüyordu.
      – antrenörlük hayatımda bursa benim en rahat çalıştım yer oldu. burada uzun süre çalışabilirim.
      – kadroyu koruyun, 2-3 transfer ile şampiyonluğa oynarız.

      ama taraftar ne yaptı,
      – passo ligi protesto ediyoruz bahanesiyle o muhteşem takımı koca sezon 4 bin ortalamaya oynattı.
      – ozan tufan yaşının verdi cehaletle babası ile alakalı 1-2 kelime etti diye medya ve taraftar çocuğa söylemedik laf bırakmadı. yapılan protestolarla oyun içinde ağlatıldı.
      – serdar aziz sakatlık numarası yapıyor.
      – şenol hoca Trabzon Avrupa ya gitsin diye kupayı gs ye bilerek bıraktı. maçlarda mavi pantolon, bordo ceket giyiyor. iyi futbol var ama ne kupa ne Avrupa denerek başarısız bulundu.
      kimse kusura bakmasın ama, güneş gibi kariyerli bir hoca ve o sezon ülkenin en çok gol atan, en çok pozisyona giren, en fazla milli takıma oyuncu veren, medyada en fazla konuşulan, gol kralını çıkaran bir takımın oyuncuları o saaten sonra 4 bin kişiye oynayamazdı. oynamadılar da ve ilk fırsatta da kaçtılar.
      bana inanmayan varsa arşivlere girsinler kim neler yazmış-çizmiş görsünler.
      tabi fenerin para gücüyle bizi bilerek dağıttığını. bölükbaşının yetersizliğini unutmamak gerekir.
      eğer bunu yüzdeye vurursak.
      % 60 camianın hatası.
      % 20 bölükbaşının hatası.
      % 20 fener ve diğer şartlar.

  2. Büyüklerimizden öğrendiğim bir şey var ; Yaptığın iş karakterinizi yansıtır .

    Ben bunların karakterini !!!

    13
    3
    1. @Timsah yorumuna yanıt olarak

      problem şu, paranın çok olduğu yerde, çakallar da çok olur. türk futbol ailesi bunu yaşamaktadır. forma ve futbol aşkı yerini sadece , paraya bırakmıştır.

  3. iş olsun diye yapılmış bir yorum.
    bir kulübü kulüp yapan TARAFTAR-MEDYA-YÖNETİM den oluşan üçlü sac ayağıdır.
    ne yazık ki bu üçlü sac ayağının hiç bir ayağı bursa da yere sağlam oturmuyor.
    bunlardan,
    TARAFTAR : sabırsız.
    MEDYA : skor odaklı.
    YÖNETİM : medya ve taraftar baskısı altında kalmış ezik ve şaşkın.
    sevgili yazar, futbolcuların davranışları sadece bir sonuç.
    öyle görünüyor ki, kendi gerçeklerimizle inatlaşmayı bırakıp, bunlarla yüzleşmeden benzer kötü sonuçlarla daha çok karşılaşacağız.

  4. Selocan sana katılıyorum bu iş sevda işi gerçekten bu takımı sevdikleri için mi yönetici oluyorlar yoksa cepleri içinmi

Bir yorum yazın

Kayıtlı bir kullanıcıyı yorumunuza etiketlemek(mention) için yorumunuzun içerisine örnek @bursasporluyuz şeklinde kullanıcı adını yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu