Koşukavak “Bursa’da çok cesaretliydim ama…”

Yalçın Koşukavak, TRT SPOR'a özel açıklamalar yaparken Bursaspor günlerinden de bahsetti.

Koşukavak’un Bursaspor ile ilgili ifadeleti şöyle “Bu arada şöyle bir şey düşündüm; herhalde Allah beni yavaş yavaş daha zor camialara ısındırıyor. Bu çünkü benim kararımla olmuyor; ben şu takıma gideyim deyip gitmiyorum. Aşama aşama gidiyoruz. Sonra Bursaspor olunca, bu sebepten dolayı motivasyonum da arttı. Bursa‘da tabii şartlar çok namüsaitti ama camia büyük, 5. şampiyon… Kulübün ekonomik anlamda çok büyük problemleri vardı. Bunun yanında bir de ümitsizlik vardı. Bu tür yerlerde bir şeyleri başarmak daha ciddi ses getiriyor. İstanbulspor‘da da böyleydi. Zamanında basında yer alan, herkesin hafızasında olan bir takımdı. Oradaki başarı hemen ses getirdi. Aynı şeyi Bursaspor’da da hissettim. Bir kadro yapılanması yaparsam, genç oyuncuları kullanırsam ses getirir, kalıcı bir şeyler olur diye düşündüm. Yani bir nevi kulübü yeniden dizayn etmek… David Moyes, İngiltere’de kursta; ‘Bazı kulüplerde devrim yaparsınız, bazı kulüplerde evrim yaparsınsız’ demişti. Bursa’da çok da cesaretliydim. Beklentilere cevap verebileceğimi düşünüyordum. Transfer son 2 gün açıldı. Genç oyuncularla iyi oyunlar oynamıştık ama şehrin ve kulübün beklentisi şampiyon olmaktı. Bulundukları yeri kabul etmiyorlardı ve haklılardı. 15. hafta, -3 puanla 2. sıradaydık. Başkan hala anlayamadığım bir sebeple kan değişikliği yapalım dedi. Elimde iskelet kadrom yoktu, tamamıyla ilk defa o ligde oynayacak oyunculardan bir takımım vardı. Performans anlamında kötü bir iş yoktu ortada ama kulüpler bazen böyle kararlar alıyor. Kontrol edemediğiniz şeylere çok mesai ayırmamak lazım. O dakikadan sonra o işi bitirdim kafamda.”

Bir röportajınızda “Tabela tam bir canavar! Kazandınız mı, kaybettiniz mi? sorgulanıyorsunuz, kolay değil. İnsanlar sadece buna bakıyor.” demiştiniz. Sizce Türk futbolunun sorunu sadece sonuca odaklanmak mı ve bunu nasıl değiştirebiliriz?

“Bir endüstriyel futbol gerçeği var, kabul etmeliyiz. Bir de tuttuğumuz takımlarla ilgili bütün duyguları çok sınırlarda yaşıyoruz… Çok iyi bir oyun var mesela, Bursa’da yaşadım bunu, maç berabere bitiyor kimse memnun değil. Çok kötü bir oyun var ama skor iyi, herkes memnun. Sonraki haftalar iyi oyun var, takım kazanamıyor bu sefer de iyi oyunu ne yapalım, takım kazansın… 

Çocuklara da yazık olur…

“Evet. Mesela Ali Akman. Onunla çok konuşuyordum; ‘Ali zamanı var. Sabırlı olacaksın’ diyordum. Çok akıllı bir çocuk. Olayları anlayabiliyor. Kendisinin de farkında, öz eleştirisini de yapıyor. Onu ikna ediyordum. Taraftar sürekli oynamasını istiyordu. Kupa maçında Bayburt’ta 90+’da bir gol kaçırdı. Sonra sosyal medyada bana gösteriyor; ‘Hocam bir sürü hakaret var’ diye… Gereken şartlara ulaşmadan oynarlarsa sahada acı çekerler. Bu sefer öz güvenlerini kaybederler ve bu da onları en az 2 sene geriye atar. Öz güveni bir defa kaybettin mi bir daha zor kazanırsın. 

Oyuncuya fiziksel tahammül göstermek uzun bir süreç. Örneğin bir oyuncuda hipertrofik bir şeyler yapacaksınız, kas çeperini kalınlaştıracaksınız, dayanıklılık geliştireceksiniz. Ama bu antrenman hem zor hem de psikolojik olarak bunu taşımak kolay değil. Bir taraftan da koordinatif yetilerini, tekniğini bozmayacaksınız.

Bir yorum yazın

Lütfen bir isim/rumuz ve yorum yazın.

Kayıtlı bir kullanıcıyı yorumunuza etiketlemek(mention) için yorumunuzun içerisine örnek @bursasporluyuz şeklinde kullanıcı adını yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı