Mustafa Er “Bursa yeniden ayağa kalktı”
Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, Nesine TV’de katıldığı programda sezon boyunca ortaya koydukları oyun anlayışını, oyuncu grubunun gelişimini, taraftar desteğini ve şampiyonluk sürecini tüm detaylarıyla anlattı.

Savunma organizasyonundan genç oyuncuların performansına, deplasman zorluklarından Bursa’daki futbol atmosferine kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulunan Er, başarılarının temelinde tüm takımın aynı organizasyonun parçası olmasının yattığını söyledi.
“Savunmayı tüm takımla yaptık”
Başarılı teknik adam, sezon boyunca ortaya koydukları savunma organizasyonunun en önemli faktörlerden biri olduğunu ifade ederek şu sözleri kullandı:
“Tüm takımın savunmaya destek vermesi bu anlamda çok önemliydi. Açıkçası bunu oyuncularımıza inandırdık. Genel anlamda bizim takımımızdan bağımsız söylüyorum; hücum yapmak keyif verir. Herkes hücuma katılmak ister. Gol atmak, asist yapmak, şut çekmek oyuncuların hoşuna gider. Ama savunma kısmı, savunma oyuncuları ve bazı orta saha oyuncuları dışında diğer oyuncular için biraz zor gelir. Biz ise en öndeki santraforumuz dahil tüm oyuncularımızı savunma organizasyonunun içine kattık.
Bunu hem görsel analizlerle hem kendi analizlerimiz hem de rakip analizleriyle destekledik. Top rakibe geçtiğinde 11 oyuncunun tamamını savunma organizasyonunun içine soktuğumuz noktada ortaya çok başarılı bir defansif yapı çıktı. 4 gol yedik ama 14 maçı değerlendirdiğimiz zaman yüzde yüz gol pozisyonu diyebileceğimiz 14 pozisyon yoktur. Maç başına bir net pozisyonun altında fırsat verdik. Bu anlamda çok değerli bir tablo oluştu.
Zaten Maraş maçı dışında her maçta gol attık. Sadece Maraş maçı 0-0 bitti. Bunun en önemli sebebi bütün takımın bu organizasyonun içine girmesi ve bundan keyif almasıydı.”

“Diziliş değil oyun planı önemli”
Genç oyuncuların gelişiminden memnun olduğunu belirten Mustafa Er, sistemden çok oyun planına önem verdiğini söyledi:
“İdris, Salih, Emir Kaan, Baran gibi çok ciddi potansiyelli oyuncularımız var. Halil ve İlhan daha tecrübeli isimler olduğu için onları ayrı tutuyorum ama gençler üzerinden gidersek gerçekten önemli bir oyuncu grubumuz var. Kulübümüz aslında hem bugüne hem geleceğe yatırım yaptı.
Ben dizilişlere çok önem veren bir teknik adam değilim. Üçlü, dörtlü, beşli… Bunlar benim için biraz teferruat. Önemli olan ne yapmak istediğinizdir. Biz oyuncularımızın oyun profillerine ve karakterlerine göre doğru oyunu oynamaya çalıştık. Hem hücumda hem savunmada birlikte hareket etmelerini sağladık.”
“İdris’in 4 golünden çok savunma katkısını konuştuk”
Aksaray maçında 4 gol atan İdris üzerinden örnek veren Er, oyuncularından yalnızca skor katkısı değil savunma katkısı da beklediklerini söyledi:
“Aksaray maçında İdris 4 gol attı. Herkes doğal olarak o 4 golü konuştu ama biz teknik ekip olarak kendi aramızda onun ceza sahamızda yaptığı 3 ters kademeyi konuştuk. Yani savunmaya verdiği katkıyı konuştuk. Dört gol atarken gol yemememize de ciddi katkı sağladı.
Biz oyuncularımıza bunu hep gösterdik. Dört gol atmak elbette çok değerli ama bunu yaparken savunmaya katkı vermek de bir o kadar değerli. Salih’te de, Emir’de de, Baran’da da, Halil’de de, İlhan’da da bunu gördük. Özellikle hücum oyuncularımız hem hücumda hem savunmada çok ciddi katkı verdiler.”

“Baskıyla besleniyorum”
Baskıyı sevdiğini belirten Mustafa Er, başarı için psikolojik dayanıklılığın şart olduğunu vurguladı:
“Ben baskıyı seviyorum. Baskıyla besleniyorum. Bunu pozitife çevirebilirsek başarılı oluruz. Oyuncularımıza da bunu söyledik. Eğer kupa istiyorsanız, şampiyonluk istiyorsanız, kariyerinizde başarılı olmak istiyorsanız bu işin psikolojik tarafını da yönetmek zorundasınız.
Camia son iki yılda yaşananlardan sonra farklı bir noktaya evrildi. Herkes silkelenip kendine geldi ama bizim camiamız çok kuvvetli bir camia. İşler iyi giderken çok güçlü destek verir ama negatif süreçlerde de bunu hissedersiniz. Biz de oyuncularımıza sürekli skordan bağımsız şekilde oyuna odaklanmaları gerektiğini söyledik. Çünkü bizi bir yere götürecek olan oyundu.”
“Taraftar oyunu çok iyi biliyor”
Bursaspor taraftarının futbolu iyi yorumladığını ifade eden deneyimli teknik adam, Gebzespor maçını örnek gösterdi:
“Taraftarımız oyunu gerçekten iyi biliyor. Bazen kazanırken eleştiriyor, bazen kaybederken tribüne çağırıp destek veriyor. Biz de onların desteğini almak istiyorsak iyi oynamak zorundaydık.
Mesela teknik ekip olarak analiz ettiğimizde 14 maç içerisindeki en iyi oyunumuzu Gebze maçında oynadık. Maç 2-0 bitti ama rakip neredeyse üçüncü bölgemize geçemedi. İnanılmaz dominant ve baskılı bir oyun oynadık. Gol 70. dakikada geldi ama taraftar oyunun gücünü gördüğü için hiçbir tepki göstermedi, aksine destek arttı.
Maçtan sonra oyunculara da söyledim; o maç berabere bitse bile taraftar gelip bizi alkışlayacaktı. Çünkü oyunun gücünü gördüler. Bizim ulaşmak istediğimiz nokta tam olarak buydu.”

“Fethiye maçı benim adıma eksiydi”
Sezon içerisinde memnun olmadığı maçları da değerlendiren Mustafa Er, özellikle Fethiye maçına değindi:
“Isparta maçı gelişimizin ikinci haftasındaki maçtı. Gole kadar oyunumuz iyiydi ama golü attıktan sonra yaklaşık 60 dakika tamamen kaos futbolu oynadık. Rakibi oyuna ortak ettik. Ama o dönemde sürecin doğal bir parçası olarak bunu biraz kabul edilebilir görüyorum.
Fethiye maçı ise benim adıma eksilerden biriydi. Çok pozisyona girdik. İki net penaltımız verilmedi, iki nizami golümüz sayılmadı. Ama her şeye rağmen bizim o maçı oyun gücümüzle kazanmamız gerekiyordu. Teknik adam olarak kendime eksi yazacaksam o maçta yazabilirim.”
“Bu lig göründüğünden çok daha zor”
TFF 2. Lig’de yaşadıkları zorluklara da değinen Mustafa Er, deplasman şartlarının büyük problem oluşturduğunu söyledi:
“Bu lig gerçekten çok zor bir lig. Özellikle deplasmanlar çok zor. Biz burada 40-45 bin kişinin önünde inanılmaz atmosferde oynuyoruz. Sonra deplasmana gidiyorsunuz; tribün yok, yandan arabalar geçiyor. Oyuncuları mental olarak o atmosfere sokmak çok zor.
Muş deplasmanındaki zemin mesela bana göre futbol oynanacak bir saha değildi. Toprak bile değil, resmen balçık vardı. Bana göre maç oynanmamalıydı. Bu tarz atmosferler ve zeminler bu ligi çok zor hale getiriyor.”
“Bursa yeniden ayağa kalktı”
Bursa’daki futbol atmosferinin yeniden oluştuğunu belirten Mustafa Er, taraftar desteğinin olağanüstü seviyeye ulaştığını söyledi:
“3 saatte 40 bin kombine satıldı. Çok özel bir forma çıkardık, iki-üç günde 20 binlere ulaştı. Başkanımızın çok güzel bir sözü vardı; ‘İlk iki yıl Bursa’nın takımı olduk’ dedi. Gerçekten çok doğru.
Stada geldiğinizde ailelerin arttığını görüyorsunuz. İnsanlar eşleriyle, çocuklarıyla geliyor. Şehirde adeta karnaval havası oluştu. Okullarda çocuklar Bursaspor formalarıyla dolaşıyor, besteler söylüyor.
Bu sezon Süper Lig dahil Türkiye’de maç başına seyirci ortalamasında bir numaraya yükseldik. Basılmayan formanın 20 bin satılması inanılmaz bir şey. Taraftarımız maddi manevi çok büyük destek veriyor.”
“Kulübün gerçek sahibi taraftar”
Sözlerini taraftara teşekkür ederek tamamlayan Mustafa Er, Bursaspor’un geleceğine dair umutlu konuştu:
“Biz teknik adamlar gelir geçeriz. Ben Bursalı olsam da yarın burada olmayabilirim. Ama kulübün gerçek sahibi taraftardır. Taraftar bu kulübe sahip çıktığı sürece Bursaspor’un yürüyüşü devam edecektir.
Kolay olmayacak ama doğru planlamayla Bursaspor’un yeniden Süper Lig şampiyonluğu yaşayabileceğine, Avrupa kupalarında mücadele edebileceğine inanıyorum.”





