Ben hayatımda böyle bir zemin görmedim!

Bursadabugün.com Spor Yazarı Cevdet Altınel'in Muş Spor - Bursaspor maçı köşe yazısıdır.

Sezonun her maçı önemli ama Muş karşılaşması şampiyonluk yolunda Bursaspor’un kırılma maçlarından biriydi.

Ama gelin görün ki sahada futbol oynamayı bırakın ayakta kalmak çok zordu.

Futbol Federasyonu bu zeminde nasıl futbol oynanmasına izin veriyor?

Tamam Muş’un hava şartları zor.

Kar ve yağmur yağışı ile birlikte, zemin çamur-balçık karışımı bir hal alınca top sürüp, pas vermeyi bırakın sahada ayakta kalmak başlı başına meziyet isteyen bir durum vardı.

Hadi futbolun temaşa tarafını bırakın oyuncu sağlığı için Türkiye Futbol Federasyonu‘nun mutlaka ama mutlaka bu tür statların zeminlerini suni çime çevirmesinde büyük fayda var diye düşünüyorum. Evet suni zeminin de bu tür hava koşullarında belli dezavantajları var ama en azından bu bataklık görüntüsünden, oyunsuz futboldan kurtulmuş oluruz. En önemlisi de oyuncuların sağlıklarını tehlikeye atmamış oluruz.

Ben hayatımda böyle bir zemin görmedim.

Bırakın futbol oynamayı, böyle bir zeminde yapılacak tek spor, motocross yarışları olabilir…

Yazık.

Futbol namına ortada bir şey yoktu, dediğim gibi bu şartlarda olması da mümkün değildi.

Bu karşılaşma ile birlikte yalnız taktik teknik açıdan değil fizik- kondisyon olarak da Bursaspor’un gayet iyi durumda olduğunu ortaya koydukları dirençli mücadele ile gördük.

Gergin bir ortamda oynanan karşılaşmanın tamamında oyun kontrolü Bursaspor‘daydı. Başta Halil olmak üzere oynayan tüm oyuncular, sonradan oyuna girenler inanılmaz bir performans ortaya koydular.

19.dakikada belki de şampiyonluk kilidinin açıldığı pozisyonda Halil‘in soldan içeriye kestiği topu İlhan Depe gole çevirince Bursaspor rahatladı. Muş‘un saman alevi gibi şuursuzca ataklarına karşılık yeşil beyazlılar saha şartları elverdiğince çok daha kontrollü ve organize ataklar gerçekleştirdi. Teknik patron Mustafa Er‘in mental olarak da öğrencilerini bu maça iyi hazırladığını gördük.

90 dakika sonunda 1-0’lık sonuçla rakibini dize getiren Bursaspor, bu sezon sahasında Muş‘a ilk yenilgisini tattırırdı.

Sonuç olarak elde edilen 3 puan ve diğer karşılaşmalardan gelen sonuçlar ile birlikte Bursaspor‘un kalan 7 haftada şampiyonluğun en büyük adayı olduğu tescillenmiş oldu.

Zemin ve saha içinden sonra, saha dışında yaşananlara da parantez açalım.

Provokasyona açık bir karşılaşma.

Saldırıya uğrayan Bursalı meslektaşlarımıza ve taraftarlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

BursaMuş arası 1370 km. Git gel 2740 km. Bu kadar uzun mesafeyi hem de bu hava koşullarında göze alarak sevdaları ve armaları için maça giden taraftarlardan 20’sinin yara aldığını öğrendik. Başkan Enes Çelik‘te bu duruma tepki gösterdi.

Sosyal medyada maç öncesi yazılanlar çizilenler ortada. Biz görüyoruz, tahmin ediyoruz. Muş Spor İl Güvenlik Kurulu maalesef görmüyor, duymuyor, gerekli önlemleri alamıyor. Madem önlem alamayacaksınız o zaman neden Bursaspor taraftarlarının maça gelmesine izin verdiniz?..

Can güvenliği her şeyden kıymetli ve önemli…

2010’da Diyarbakır‘da oynanan maçtan sonra hala gerekli derslerin çıkarılamaması, yeterli önlemlerin alınmaması akıl alır gibi değil. Güvenlik zaafiyeti; Allah göstermesin çok daha büyük olaylara sebebiyet verebilirdi.

Son olarak Bursaspor deplasman organizasyonu yapan arkadaşlara da bir şeyler söylemem gerekli. Bu tür gergin maçların atmosferini iyi biliriz. Onun için bu maçlara mümkün olduğu kadar basın mensubu davet edilirse orada yaşananların da kamuoyuna yansıtılması o kadar iyi olur. Davet için İletişim Başkanlığı‘nın verdiği sarı basın kartı dışında ekstra daha neyin olması gerekiyor…

Bir yorum yazın

Kayıtlı bir kullanıcıyı yorumunuza etiketlemek(mention) için yorumunuzun içerisine örnek @bursasporluyuz şeklinde kullanıcı adını yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu