Bir marka kolay inşa edilmez, ama kolay yıkılır!

Bursa, tarihiyle, kültürüyle, sanayisiyle ve en önemlisi spor şehri kimliğiyle yıllar boyunca Türkiye’nin lokomotiflerinden biri oldu.

Bu kimliğin spor anlamında en parlak unsurlarından biri, son yıllarda futbol takımımızın düşüşüyle birlikte bayrağı yere düşürmeyerek parkede destan yazan, Avrupa‘da Bursa‘yı temsil ederken Bursaspor armasını da zirvede tutan, Avrupa’nın devlerine diz çöktüren ve Bursa ismini kıtanın dört bir yanında yankılatan Bursaspor Basketbol‘dur.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu gurur tablosunun üzerinde ağır bir mali krizin gölgesi dolaşıyor.

Soru ise çok net;

Bu şehir, kendi markasına sahip çıkmayacak kadar vurdumduymaz mı, yoksa umursamaz mı?

Daha dün diyebileceğimiz bir geçmişte, EuroCup’ta final oynayan, mütevazı kadrosuyla dev bütçeli kulüpleri saf dışı bırakan bir takımı gururla izledik. Bursaspor Basketbol, o dönemlerde Bursa’nın tanıtım yüzü, taraftarın motivasyon kaynağı ve şehrin heyecanı oldu.

Süper Lig’de yıllardır sergilenen istikrar ve Avrupa arenalarında Bursa bayrağının dalgalanması, bu şehrin umudu oldu ama bu başarının ödülü ne oldu? Kocaman bir yalnızlık.

Bursa’nın yerel yönetimleri ve devasa bütçelere hükmeden kurumları, konu reklam ve protokol olduğunda en ön sırada yer almayı çok iyi biliyorlar. Ancak iş elini taşın altına koymaya, bu sürdürülebilir başarıyı mali anlamda desteklemeye geldiğinde bir “sessizlik sarmalı” başlıyor.

Şehrin kaynaklarının doğru kanalize edilmesi bir lütuf değil, görevdir. Bir basketbol takımını yaşatmak, sadece 12 oyuncuya maaş ödemek değildir; şehrin markasını küresel ölçekte korumaktır. Yüzbinlerce izleyici olan bir yapının çöküşüne seyirci kalmak, kentin sosyal hafızasına ihanettir.

Bursaspor Basketbol’un yaşadığı mali sıkıntılar bir “yönetim beceriksizliği” değil, bir “yalnız bırakılma” hikayesidir. Sezer Sezgin‘in bu armanın yaşaması için verdiği mücadeleye birçok kez canlı şahit olmuş birisi olarak içimin acıdığını söyleyebilirim. Maddi anlamda kulüp sıkıştığında her zaman çözüm sunan bir Başkan olan Sezer Sezgin gelinen noktada maalesef ki tükenmiştir. Bursa gibi sanayinin kalbi olan bir şehirde, bir basketbol takımının sponsorluk ve destek bulamaması trajikomiktir. Fabrika bacalarının tüttüğü, milyar dolarlık ihracatların yapıldığı bu topraklar, potadaki temsilcisini “mali kriz” nedeniyle kaybetme lüksüne sahip değildir. Bursaspor Basketbol artık kontak kapatma noktasına gelmiştir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, ilçe belediyeleri ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) gibi güçlü kurumlar artık tribünden izlemeyi bırakmalı. Bu takım, siyaset üstü, kentin ortak paydası ve en büyük gurur kaynaklarından biridir.

Eğer bugün bu destek gelmezse, yarın Avrupa’da başarı hikayeleri anlatacak bir takımımız bile olmayabilir. Ve o gün geldiğinde, bu sessizliğin hesabı sadece taraftara değil, Bursa tarihine de verilecektir.

Bir yorum yazın

Kayıtlı bir kullanıcıyı yorumunuza etiketlemek(mention) için yorumunuzun içerisine örnek @bursasporluyuz şeklinde kullanıcı adını yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu