Artık Mustafa Er takımı izleyeceğiz
Bursadabugün.com Spor Yazarı Çetin Sabırlı'nın Bursaspor - Kırklarelispor maçı köşe yazısıdır.

Geçen haftayı puan kaybı ile kapatan Bursaspor, bu hafta ligin ilk yarısında mağlup olduğu Kırklarelispor‘u farklı mağlup ederek 3 puanı hanesine yazdırdı.
Bursaspor : 4 Kırklarelispor : 0
Isparta 32 maçı ile oluşan karamsar havanın bir nebze dağılmasına sebep olacak maçta Bursaspor özellikle ilk yarıda oynadığı oyun ile sonuca gitti.
Artık telafisi olmayan haftalara girildiğinden puan kaybetme kredisini de tamamen kullanmış Bursaspor‘un bugünkü tercihleri ve oyun planı çok merak ediliyordu.
Pazartesi gününden itibaren Özlüce‘de yapılan toplantılar ve görüşmelerin sonuçları bugün sahaya yansımış göründü.
Bu arada tribünler yine full çekti. Sevdalıları ne olursa olsun şampiyonluk hedefinden asla taviz vermediklerini ve vermiyeceklerini net olarak ortaya koydu.
Bu tabloda başlama düdüğü ile birlikte baskılı oyun bekleyenler karşılığını buldu. İlk dakikadan itibaren hem fizik üstünlüğünü kullanarak hem de oyun planı uygulayarak rakibinin üzerine gitti.
Sağlı sollu ataklar yapan ve dönen topları kontrolü altına alan bir takım izlemeye başladık.
Bu hafta Mustafa Er‘in kadro tercihinde yer alan Salih Kavrazlı kaleye şut atmayı önceleyen futbolcuların başında geldi. Tabii ki meyvesini de aldı. Hat-trick yaparak hem takımı rahatlattı hem de Bursaspor takımından haftalardır beklenen oyunun sonuçlanmasına vesile oldu.
Bursaspor taraftarının takımdan beklediği ilk yarım saatte baskılı oyun ve en az iki farklı sonuca imza atarak maç sonuna kadar rahat futbol oynayan bir takım izlemek. Uzun haftalardır bunu başaramayan, hatta grubun en zayıf takımlarına bile gerçekleştiremeyen takım hüviyetindeydiler. Bu hafta ilk yarıda sonuca giden bir takımı izlerken, sıkıntıyı yaşamadan stadyumdan ayrıldılar.
Ancak özellikle 4. golden hemen sonra Mustafa Er‘in hamlelerini gördük. O dakikaya kadar izlediğimiz takım ile o dakikadan sonraki takım arasında gözle görülür fark oldu. Orta saha organizasyonu bozuldu. Bölgeler arasında mesafeler büyüdü ve rakibe bir kaç net poziyon verildi. Belki bu maç için önemli görülmeyebilir ancak zorlu maçlar için dikkat çeken bir husus olarak görülmelidir.
Kanaatimce ilk 11’de yer vermediği İlhan Depe ve Muhammet Demir‘i kaybetmemek amacı ile oyuna aldı. Fakat bu iki futbolcu ve giren diğer futbolcular değişen oyunda pek etkili olamadılar. Oyunun son bölümünde sakatlanan Muhammet Demir‘e de geçmiş olsun diyelim. Son dönemlerde eleştirenler olsa da kaptan bu takımın önemli oyuncularından birisi.
Ayrıca bu tip maçlar için fazla sarı kart kontenjanı kullandık. Biraz daha sakin ve dikkatli olmakta fayda var. Daha sert maçlar var çünkü. Kaptan Ertuğrul Ersoy bugün kart görmediyse büyük şans.
Defans arkasına atılan toplarda zaman zaman rakibe fırsat veriliyor. Muhtemelen Mustafa hocanın ajandasında ilk sıralarda yer alan konulardan bir tanesidir diye tahmin ediyorum. Kaleci Kerem Matışlı‘nın da maç heyecanını biraz daha kontrol almasında fayda var. İyi kaleci olacak bu kesin ama bu fırsatları da iyi kullanması gerekiyor.
Kırklarelispor maçı için şahsen ben rahat geçebileceğini tahmin ediyordum. Bugünkü takım beni yanıltmadı. Ancak rehavete asla yer yok. Maç maç bakacağımız bir periyota girdik. Kadro kalitesi çok iyi. Kulübün imkanları üst düzey. Uyum sürecide yavaş yavaş geçiliyor. Önümüzde kritik deplasmanlar var. Bugün ilk yarıda oynanan oyunun deplasmanlarda da en az %60-70’ni sahaya yansıtmak gerekiyor. Sezon başından beri yaşanan deplasman fobisinin artık ortadan kaldırmak gerekiyor.
Artık tamamen Mustafa Er takımı izleyeceğimiz açık net olarak görülüyor. Yönetim ve teknik heyet bu konuda ciddi kararlar aldığını duyuyoruz. Kanaatimce de doğru bir karar olmuş. Bu haftadan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Stadyumun verdiği mesaj bugün çok netti. Hedef belli. Tüm şehir belirlediği hedeften asla taviz vermiyor. Her şey mevcut. O zaman birlik ve beraberlik ile omuz omuza olmaya devam.






Taraftarımız şu küfür haricinde cok iyi hic yakışmıyor orada bulunan ailelerden hicmi utanmıyorsunuz saygılar
Spiker bi ara Bursaspor taraftarını dinliyorum çok güzel işler yapıyolar dedi ve o sırada bizim taraftar:
Beşiktaşı ***** mi? Ulan 22 sene olmuş küme düşeli hala bunlar 8taşa sövüyor sen kendi kardeşim dediğin ankaragücüne bak bakalım Göztepe maçında penaltı yaptırıp seni küme düşüren Bolu maçına PAF takımla çıkan takım kimdi acaba ??
Ispartaspor maçından sonra çıkacak kadroyu açıkçası merak ediyordum. Muhammet Demir ve İlhan Depe kulübede başladı. Şampiyonluk yolunda iki oyuncunun öneminden geçen hafta bahsetmiştim. Muhammet Demir’in sakatlanmasıyla hocanın karar verme konusunda eli bir anlamda rahatladı; aksi hâlde tercihleri olası sonuçlarda ciddi tartışmalara yol açabilirdi.
Maça gelirsek; ölçü alacağımız bir maç olmasa da artı ve eksileri gördüğümüz bir karşılaşma oldu. Kâğıt üzerinde 4-2-3-1 çıkan Bursaspor, topa sahipken çok net 3-2-5 konumlandı. Birçok oyuncunun rolü değişti. Soner artık Eyüp’ün yanında oyun kurucu rolünde; Halil kanattan merkeze, sağ iç bloğa çekildi; Salih Kavrazlı sol kanat gibi görünse de topa sahipken sol iç blokta konumlandı; Ertuğrul sağ kenarda, Emir ise santrforda başladı.
Topa sahipken üçlü yapı iki stoper + Rahmetullah ile kuruldu. Eyüp ve Soner oyun kurulumunu üstlenirken Barış ve Ertuğrul çizgiye basarak genişlik verdi. Halil ve Salih’in iç blokta, yarım koridorda konumlandığını gördük.
Mustafa Er’le birlikte teknik direktör dokunuşu çok net hissediliyor. Topa sahipken plan çok açık: 3+2 ile oyunu kurmak. İç blokta Halil ve Salih’le merkezde hem sayısal üstünlük hem de iç koridor koşusu tehdidi hedefleniyor. Halil’den bu koşular gelir; Salih ise daha çok yarım koridorda topu aldığında şut tehdidi olan bir profil. Onu kenara hapsetmeden bu bölgede konumlandırmak ciddi bir teknik dokunuş.
Topa sahipken plan net. Ancak top rakipteyken bu kadro ne yapar diye düşündüğümde soru işaretleri başlıyor.
Bu kadroyla 4-4-2 karşılaması yapıp Halil ve Emir’le ön alan baskısı planlanıyor. Ama 35. dakikadaki sekans gösteriyor ki karşılama planında ciddi boşluk var: Rakibin oyun kurulumundaki altı numara bomboş alıp dönüyor, yine boşta olan oyuncuya pası aktarıyor. Rakip zayıf olduğu için bu sekanslar cezaya dönüşmedi. Ama zorluk derecesi daha yüksek maçta ilk hattın bu kadar çabuk kırılması büyük problem olur.
Hocanın planında stoperlerden birinin, top rakipteyken blok arasında boşta kalan oyuncuya çıkma isteği var. Bu doğru bir prensip. Ancak bunu Ertuğrul ve Alperen’le yapmak zor. O çıkışı yapacak oyuncu Batuhan olmalı. Ertuğrul ve Alperen’in baskıya geç kalma ihtimali yüksek.
Çıkan kadroda özellikle hücum oyuncularının defansif kimliği zayıf. Halil baskı yapar ama baskının organizasyonu doğru kurulmazsa eksik kalır. Ertuğrul ve Salih’in bek takibi yapması ve baskıya katılması şart. Rakip 3. bölgede rahat çıktığı an Soner–Eyüp ikilisinde özellikle Soner’in temas kalitesi ve savunma kırılganlığı problem yaratabilir.
Şimdiden söyleyeyim: Karşılama planı için ciddi tekrar lazım. Pas yapabilen ve ön alan baskısı yapan takımlara karşı bu kadro zorlanabilir. Muş maçı öncesi bu gelişimi özellikle takip edeceğim.
Sağ kanatta Ertuğrul tercihi ise arka direk koşusu dışında bana fazla bir şey vadetmiyor. Top rakipteyken zaaf. Top sendeyken ise çizgiye basan bir rolde oynadığı için, birebirde adam eksiltme özelliği de olmayınca topu aldığında geri servis yapmaktan başka seçeneği kalmıyor. Kanat forvet gibi kullanılmadığı sürece üretkenlik açısından beklenen katkıyı almak zor. Bu maçta attırdığı 4. goldeki aksiyon özel bir andı; 10 kez topla buluşsa birinde o topu o noktaya atar. Çizgiye bastığı anda savunması kolay bir oyuncuya dönüşüyor.
Bu tip maçlarda bu detaylar hissedilmez; her şey kusursuz görünür. Ama zorluk derecesi yükseldiğinde aynı detaylar krize dönüşür. Mustafa Er ve teknik ekibin kazanırken eksikleri görüp dokunuş yapması kritik.