Bursaspor ile Medicabil anlaşması yapıldı

Bursaspor Kulübü Medicabil Hastanesi ile son iki sezondur olduğu gibi bu yıl da gerçekleştirdiği iş birliğinin protokol töreni Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde yapıldı.

Bu sezon basketbol takımı, akademi takımları ve amatör branşların sağlık sponsorluğunu üstlenen Medicabil Hastaneleri ile gerçekleştirilen anlaşmanın protokol törenine Başkan Ali Ay, Medicabil Yönetim Kurulu Başkanı Profesör Doktor Ömer Faruk Bilgen ve Medicabil Hastanesi İdari ve Mali İşler Koordinatörü Cemal Turhan katıldı.

Başkan Ali Ay törende yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: “Bugün Medicabil ile gerçekleştirdiğimiz sponsorluk anlaşmasını sizlerle paylaşmak adına bir aradayız. Bursa’mızın sağlık alanındaki güçlü markası Medicabil, bu sezon da bizi yalnız bırakmadı. Yıllardır basketbol, akademi takımları ve amatör branşlarımızın sağlık hizmetleri konusunda desteğini esirgemediler. Medicabil, geçtiğimiz 2 yıl da sponsorumuz olarak destek sağlamıştı. Sağ olsunlar bu sene de mevcut iş birliğimizi devam ettirme kararı aldık. Ben kendilerine gerçekten yürekten teşekkür ediyorum. Basketbol takımımız, geleceğimiz olan akademi takımlarımız ve amatör branşlarımızdaki sporcularımızın her konuda sağlıklı olmaları için ellerinden geleni yapıyorlar. Medicabil Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Profesör Doktor Ömer Faruk Bilgen’le, İdari ve Mali İşler Koordinatörü Sayın Cemal Turhan’a huzurlarınızda teşekkürlerimi sunuyorum.

İdari ve Mali İşler Koordinatörü Cemal Turhan, “İlginiz için çok teşekkür ederiz. 3. dönemi gerçekleştiriyoruz. Sağlık sektörünün lideri olma hedefiyle yola çıkmış Medicabil, ilerleyen dönemlerde Bursaspor’a tüm takımlarıyla birlikte hizmet vermeyi hedefliyor. Hayırlı olsun” dedi.

Medicabil Yönetim Kurulu Başkanı Profesör Doktor Ömer Faruk Bilgen ise, “Başkanım nazik sözleriniz için teşekkür ederim. Hedefimiz burada sağlıklı sporcular olması. Mücadele esnasında ortaya çıkan sıkıntıların giderilmesi adına Medicabil olarak her an her zaman Bursaspor’un yanında olduğumuzu belirtmek isterim. Sporcuların sağlığı konusunda yoğun ilgi ve çalışmalarımız söz konusu. Bu sezon daha faydalı olacağımızı düşünüyoruz. İleriki yıllarda daha büyük sözleşmeler yapmayı umuyoruz. Amacımız sadece hastalık, sakatlanma konusunda yardımcı olmak değil onların sağlıklı bir şekilde performanslarını sergileyebilmelerinde de yardımcı olmak. Bizi kabul ettikleri için çok teşekkür ediyorum başkanıma. Bu konuda sonuna kadar destek olacağımızı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

12 Yorum Onay bekleyen yorum yok

  1. sizi bir tarafına takmayan adamlar için saatlerce yol gidiyorsunuz, para harcıyorsunuz, üzülüp ağlıyorsunuz, başka takım taraftarları ile kavga ediyorsunuz.

    futbolcular saatte 2 bin lira kazanırken, taraftarla ayda 2 bin lira belki kazanıyor. ama kendini öyle ifade ediyor.

    insanların hayatı o kadar boş ki, bir takıma yani otoriteye bağlanarak bir gruba girme ve hayatını anlamlandırma yoluna gidiyor.

    13
    11
    1. @Yesil bursa yorumuna yanıt olarak

      Bu yuzdendir ki ne maca gidiyorum ne de kendimi asiri kasiyorum.Benim paramla birileri keyf yaparken ben bu duzenin icinde ac karnimi doyurmaya calisacagim.Bu sebeple gecte olsa 2 senedir cok umrumda degil bazi seyler..

      5
      5
    2. @Yesil bursa yorumuna yanıt olarak

      yazdıklarına saygı duyarım. ayrıca mantıklı da buldum . ama bu işler sonuçta arz-talep ve gönül işi.
      stada gelip bir sürü yanlışı yapmaktansa, senin gibi hiç gelmemek en iyisi. bursaspora sizden zarar gelmez.

    3. @Yesil bursa yorumuna yanıt olarak

      Bursaspor taraftarının sıkıntısı gerçekten bu.Eyvallah seviyoruz da mantıklı olmak lazım.Kimsenin sağlığı hayattaki hiçbirşeyden değerli değil.Taraftarımız Canının kıymetini bilsin.1800 lerde kavga dövüş kaldı.Tribün şovunu yapalım bizim için yeterli.Dünyanın en güçlü insanı olsan da bir mermi yeterli herşeyin bitmesi için.Amacımız en güçlü en kavgacı savaşçı taraftar grubu olmak değil en çok destek veren taraftar grubu olmak.Yabancı maddeye küfüre kavgaya can yakmaya HAYIR

      17
      1. @Gazi yorumuna yanıt olarak

        Sporda fanatizm ve holiganlık boyutu daha çok psikopatik ve anti sosyal kişilik bozukluğu yaşayan bireylerde görülüyor. Bu kişiler sosyal hayatlarında da saldırgan, geçimsiz, toplum kurallarına direnen, her türlü öneri ve eleştiriye kapalı, sorumsuz, empatiden yoksun ve saygısız kişiliklerdir, özellikle maçlarda olay çıkaran kişilerin gizli ya da açık kişilik bozukluğu yaşayan bireyler olduğunu, alkol kullanımının da bu olumsuz davranışları tetikler
        Bazı taraftarların tuttuğu takımı kendi benliğiyle bütünleştirerek, takımın yenilgisini kendi zayıflığı gibi görur bu kişilerin takımın her maçında bulunup, oyuncuların özel hayatlarına dek her şeyi ezberleyerek kendini takımdan bir parça gibi görmktedir. Bu aidiyetlik duygusu sonucu taraftarın galibiyet ve mağlubiyet durumlarında psikolojik durumunun ciddi anlamda etkiler kişinin derin bir anksiyete ve kaygı bozukluğu yaşar Mağlup olan takım taraftarlarının sahadaki koltukları kırması, sahaya yabancı madde atması ve karşı takım taraftarlarına saldırmasının nedeni yaşanan psikolojik sorunlardır.
        ‘’Bağırıp Rahatlıyorum’’ düşüncesi bahane!
        Sahalarda bağırıp çağıran ve küfreden taraftarlar, maçlara giderek deşarj olduklarını ve bu psikolojik boşalımın sosyal hayatlarındaki stresi azalttığını iddia ediyor ancak bu durm boyle degil herhangi bir zaman ve mekanda taşkınlık gösteren bireylerin sosyal hayatında saldırgan tavırları azalmıyor. Aksine bu kişiler, agresif davranışları kalıplaştırarak bir yaşam biçimi haline getirebiliyor. Bu nedenle ‘’Maça gider, bağırıp rahatlarım’’ gibi bir bahanenin geçerli degildir.

  2. YÖNETİME : bu tür sponsurlukların değerini bilin. kulüpler birliği olarak aranızda anlaşın, transferleri lira üzerinden yapın, anlaşmayı bozanı aforoz edin. paranızı çöpe atmayın. medya ve taraftar baskısına göğüs gerin, yahut bu ikiliyi bir şekilde ikna edin. günü kurtarma yerine geleceği planlayın. gençlere güvenin ve şans vermeye devam edin. (çok şükür bu konuda bu sezon iyiyiz)

    Y.MEDYAYA : genel de sürekli kurumsallığı savunmalarına rağmen, yönetim, hoca, futbolcu ve futbolu sadece sonuçlar üzerinden yorumluyorlar. önce methiyeler düzdüklerini, iki kötü sonuçta yerin yedi kat dibine sokuyor. kurumsal bir kulüp olmanın ön koşulu İSTİKRAR! istikrar içinse zaman ve sabır’ın şart olduğunu, ya bilmiyorlar, ya da unutuyorlar. dünyada, ”hadi ben yarın bi kurumsallaşıvereyim!” deyip bunu gerçekleştiren kulüp örneği yok. realler, unıtedler, bayernler bugünkü durumlarına gelene kadar ne mağlubiyetler aldılar. ne bedeller ödediler. medyamızdan beklentim, etimizin, budumuzun farkında olarak hedef ve beklentileri yükseltmeyin. bunları zamana yayın. olumlu ya da olumsuz her yayınınızın, taraftara ve dolayısıyla tribünlere aynen yansıdığını, taraftarlar olarak bir şekilde size göre şekillendiğimizi asla unutmayın…

    TARAFTARA : stadımızı her maç dolduralım. ıslıktan, homrtudan, protestolardan uzak duralım. küfrü kaldıralım, yabancı madde atmayalım. hakemi ve rakibi baskı altına almayı öğrenelim. 90 dakika da yetmez, takımımızı sezon boyu destekleyelim. arada sırada kötü oynasak ve yenilsek de. bunları yapalım, o zaman görün bakın,
    alttan gelen gençlerin sayısı nasıl çoğalacak.
    oyuncularımızın performans ve maddi değerleri nasıl artacak.
    bunlara bağlı olarak kalitesi nasıl yükselecek ve galibiyetler gelmeye başlayacak.
    ülke bizi konuşacak. marka değerimiz, sportif gelir, arenanın ticari alanları zirve yapacak.
    medya ve taraftar baskısı kalktığında donanımlı insanlar cesaretlenecek. ve bir bir başkan adayı olarak ortaya çıkacaklar.

    10
    1
    1. @sokak sanatı yorumuna yanıt olarak

      Biraz POLYANNACILIK kokan bir yazı olmuş,
      Bu şekilde bir şehri ve takımı bende yönetmesini beceririm,
      önemli olan kaostan başarı çıkarmak, güven çıkarmak, istikrar çıkarmak
      Bunu başaramayan zaten başarısızdır, işgal ettiği koltuğa istikrar uğruna
      yapışmamalıdır, derhal terk etmelidir.

      1
      5
  3. Sporda fanatizm ve holiganlık boyutu daha çok psikopatik ve anti sosyal kişilik bozukluğu yaşayan bireylerde görülüyor. Bu kişiler sosyal hayatlarında da saldırgan, geçimsiz, toplum kurallarına direnen, her türlü öneri ve eleştiriye kapalı, sorumsuz, empatiden yoksun ve saygısız kişiliklerdir, özellikle maçlarda olay çıkaran kişilerin gizli ya da açık kişilik bozukluğu yaşayan bireyler olduğunu, alkol kullanımının da bu olumsuz davranışları tetikler
    Bazı taraftarların tuttuğu takımı kendi benliğiyle bütünleştirerek, takımın yenilgisini kendi zayıflığı gibi görur bu kişilerin takımın her maçında bulunup, oyuncuların özel hayatlarına dek her şeyi ezberleyerek kendini takımdan bir parça gibi görmktedir. Bu aidiyetlik duygusu sonucu taraftarın galibiyet ve mağlubiyet durumlarında psikolojik durumunun ciddi anlamda etkiler kişinin derin bir anksiyete ve kaygı bozukluğu yaşar Mağlup olan takım taraftarlarının sahadaki koltukları kırması, sahaya yabancı madde atması ve karşı takım taraftarlarına saldırmasının nedeni yaşanan psikolojik sorunlardır.
    ‘’Bağırıp Rahatlıyorum’’ düşüncesi bahane!
    Sahalarda bağırıp çağıran ve küfreden taraftarlar, maçlara giderek deşarj olduklarını ve bu psikolojik boşalımın sosyal hayatlarındaki stresi azalttığını iddia ediyor ancak bu durm boyle degil herhangi bir zaman ve mekanda taşkınlık gösteren bireylerin sosyal hayatında saldırgan tavırları azalmıyor. Aksine bu kişiler, agresif davranışları kalıplaştırarak bir yaşam biçimi haline getirebiliyor. Bu nedenle ‘’Maça gider, bağırıp rahatlarım’’ gibi bir bahanenin geçerli degildir.

  4. 1- bırak bu Arnavut inadını.
    2- ne polyanacılığı sevgili kardeşim.
    3- söylediğim çok basit aslında.
    4- sorun da ufacık bir şey.
    5- bir kulüp ”medya-yönetim-taraftar”dan oluşur.
    6- gerçek bir kulüp olmak için, bu üçlü birbirinin işine karışmasın yeter.
    7- bursa da herkes başkan, herkes teknik direktör, herkes futbolcu olmuş.
    7- çünkü bu futbol denen oyun bu kadar çok başlılığı sevmez.
    8- ne yazık ki bu kadar işi bile beceremedik. beceremiyoruz. beceremeyeceğiz de…

  5. “” bu şekilde bir şehri bende yönetirim!,,, sanırım kafanın basmadığı yer tam da burası.
    Gerçek bir taraftar gibi hareket etsek, yönetim becerisine gerek kalmaz ayrıca ali ay gökten zembille inmedi, içimizden çıktı. Biz değişirsek, buna paralel olarak başkan profili de kendiliğinden değişecek.

Bir cevap yazın

Lütfen bir isim ve yorum yazın.

Kayıtlı bir kullanıcıyı yorumunuza etiketlemek(mention) için yorumunuzun içerisine örnek @bursasporluyuz şeklinde kullanıcı adını yazabilirsiniz.

Close
Close